8. ADIM

İlerlemek

İman yolculuğunda bazen gerçekten güzel değişiklikler görürüz.
Kötü alışkanlıklardan kurtuluruz.
Kaygılar azalır.
İçimizde yeni bir özgürlük ve sevinç hissederiz.

Ama zamanla bu sevinç azalabilir, ruhsal motivasyon düşebilir ve kurtulduğumuzu sandığımız şeyler tekrar hayatımıza dönebilir.
Korkular, öfke veya eski alışkanlıklar yeniden karşımıza çıkabilir; sanki her şeye baştan başlamamız gerekiyormuş gibi hissedebiliriz.
Böyle durumlar bazen ümitsizlik ve hayal kırıklığı yaratır. Eski yaşam tarzına geri kaymak kolaydır, ancak bu ilerlemenin kalıcı olamayacağı anlamına gelmez. Kalıcı bir ilerleme için bazı noktalara dikkat etmeli ve doğru alışkanlıkları sürdürmeliyiz.

Eski alışkanlıklara sürüklenmenin dört aşaması

Hayatımızda olumlu değişiklikler görmeye başlasak bile, bazen farkında olmadan eski davranış ve alışkanlıklarımıza doğru bir yolculuğa çıkabiliriz. Bu yolculuğun dört aşaması vardır:

1. Rahatlık

Başlarda motivasyon yüksektir; toplantılara katılır, düzenli dua eder ve Kutsal Kitap okuruz. Zamanla bu motivasyon azalır ve eski alışkanlıklarımıza doğru kaymaya başlarız.

2. Kafa karışıklığı

Kendimize “Acaba gerçekten değişmiş miydim?” diye sorarız. Şüphe, suçluluk ve karmaşık düşünceler bizi zayıflatır.

3. Taviz

“Bir kereden bir şey olmaz” diyerek küçük ödünler veririz. Bu küçük adım, bizi eski alışkanlıklara doğru sürükleyen başlangıç olur.

4. Felaket

Sonunda kendimizi yeniden eski yaşam tarzının içinde buluruz. Öfke, kaygı ve eski alışkanlıklar hayatımızı tekrar etkilemeye başlar.

Neden geriye gidiyoruz?

1. Kendi irademize güvenmek

Tanrı’nın Ruhuyla başladığımız hâlde, zamanla “Ben hallederim” demeye başlarız. Oysa bizi kendi gücümüz kurtaramadığı gibi, ilerlememizi de kendi gücümüzle sürdüremeyiz.

Bu kadar akılsız mısınız? Ruh’la başladıktan sonra şimdi insan çabasıyla mı bitirmeye çalışıyorsunuz?
Galatyalılar 3:3

Örnek: Hizmete Tanrı’ya bağımlı bir yürekle başlıyorum. Zamanla “Bu işi ben iyi yapıyorum” demeye başlıyorum. Yorgunluk, tükenmişlik ve içsel sertlik ortaya çıkıyor.

Kendime sor: Ben hangi alanda Tanrı’ya güvenmek yerine kendi gücüme güvenmeye başladım?

2. Bazı adımları atlamaya çalışmak

Zor gelen adımları atlamaya çalışırız. “Özür dilemeye gerek yok” ya da “Dua etmesem de olur” deriz. Ama Tanrı’nın yolunda kestirme yoktur; her adım önemlidir.

İyi ilerliyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?
Galatyalılar 5:7

Örnek: Dua ve Kutsal Kitap okumayı düzenli yaparken güçleniyorum. Sonra “Artık olgunlaştım, gerek yok” diye düşünüyorum. Bir süre sonra ruhsal kuruluk ve dağınıklık başlıyor.

Kendime sor: Ben hangi adımı atlamaya çalışıyorum?

3. Desteksiz, tek başına ilerlemeye çalışmak

“Ben Tanrı’yla tek başıma yürürüm” deriz, ancak Kutsal Kitap topluluğa ihtiyacımız olduğunu açıkça söyler.

İki kişiden biri düşerse, öteki onu kaldırır.
Vaiz 4:10

Örnek: Toplantılara katılmayı bırakan biri, sorunlar arttığında yalnız kalır ve zamanla eski alışkanlıklarına geri döner.

Kendime sor: İman yolculuğumda kimin desteğine ihtiyacım var?

4. Kibirlenmek

“Kurtuldum, artık asla düşmem” diye düşünürüz. Ancak en güçlü sandığımız alanlar, bazen en zayıf olduğumuz yerler olabilir.

Ayakta durduğunu sanan, dikkat etsin, düşmesin!
1. Korintliler 10:12

Örnek: Yıllarca alkol almayan biri “Bir şey olmaz” diyerek bir kadeh kaldırır ve zamanla tekrar bağımlılığa düşer.

Kendime sor: “Asla düşmem” dediğim alan hangisi?

Nasıl ilerlemeye devam edebiliriz?

Ruhsal yaşamda ilerlemeye devam edebilmek için üç temel alışkanlığı sürdürmemiz gerekir.

1. Kendini düzenli değerlendirme

Geriye kaymamız çoğu zaman kendimizi değerlendirmeyi bırakmamızdan kaynaklanır. Tanrı bizden yüreğimizi, düşüncelerimizi ve yaşam tarzımızı dürüstçe gözden geçirmemizi ister.

İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın.
2. Korintliler 13:5

Davranışlarımızı sınayıp gözden geçirelim, yine RAB’be dönelim. (Ağıtlar 3:40)

Kalbimizi, düşüncelerimizi, davranışlarımızı Tanrı’nın ışığında düzenli olarak gözden geçirelim.

Kendimize şu soruları sorabiliriz:

  • Bugün Tanrı’ya güvenerek mi yaşadım, yoksa kendi gücüme mi dayandım?
  • İnsanlara karşı kalbimde sevgi mi var, yoksa kızgınlık mı?
  • Gün içinde gizlediğim ya da inkâr ettiğim bir günah var mı?
2. Kutsal Kitabı okumak

Tanrı her gün bizi ne kadar çok sevdiğini söylemek isteyen sevgi dolu Babamızdır. Bizi, yani çocuklarını, büyütmek ve olgunlaştırmak ister. Bizim için uygun olan yaşam biçimini bize göstermek ister. Bu değişimi gerçekleştiren güç ise bizim çabamız değil, Tanrı’nın kudretidir.

Nasıl olgunlaşırız ve büyürüz?

“Yeni doğmuş bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı sözünü özleyin ki, bununla beslenip büyüyerek kurtuluşa erişesiniz”.
1. Petrus 2:2

Bir anne bebeğini sever ve onunla ilgilenir. Kendi bedeninden gelen sütle çocuğuna hayat verir. Bebek annesine yakın durur, onun kucağında ve göğsünde huzur bulur. Anne sütü, bebeğin büyümesi ve güçlenmesi için tam olarak ihtiyaç duyduğu besindir.

Bir bebek için süt ne anlama geliyorsa, Tanrı’nın sözleri de bizim için aynıdır. Tanrı’nın sözleri aracılığıyla O’nun sevgisini hisseder, O’na yaklaşır, ruhsal olarak büyür ve güçleniriz.

Bebek annesinden süt emer. Peki biz Tanrı’nın sözünü hayatımıza nasıl dahil edebiliriz?

1. Anlayarak

“Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir”.
Hezekiel 3:10

Tanrı’nın sözünün bizi etkilemesi için yüreğimize işlemesi gerekir. Çünkü yürek, yaşamımızın ve iç dünyamızın merkezidir.

“Her şeyden önce de yüreğini koru, çünkü yaşam ondan kaynaklanır”.
Süleyman’ın Özdeyişleri 4:23

Tanrı’nın sözünün yüreğimize işlemesi için önce onu anlamamız gerekir. Yüreğe giden yol zihinden geçer. Tanrı’nın sözlerini okudukça O’nu daha iyi tanır, karakterini ve isteğini kavramaya başlarız.

2. İnanarak

Tanrı’nın sözlerinin yüreğimize işlemesi için onlara inanmalıyız. Tanrı hakkında bilgi sahibi olmak tek başına yeterli değildir. Bazı insanlar Tanrı hakkında çok şey bilir ama O’nu gerçekten tanımaz; sevgisini ve gücünü hayatlarında deneyimlemezler.

İnanmak ne demektir?

İmanın babası olarak bilinen İbrahim hakkında şöyle yazılmıştır:

“İmansızlık edip Tanrı’nın vaadinden kuşkulanmadı; tersine, imanı güçlendi ve Tanrı’yı yüceltti. Tanrı’nın vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi”.
Romalılar 4:21

Tanrı bir şey vaat ederse, onu mutlaka yerine getirir. O güvenilirdir. Hislerimiz ya da koşullarımız değişmeden önce Tanrı’nın sözlerine inanmayı seçeriz; sonra O’nun vaatlerini gerçekleştirmesini bekleriz. İbrahim’in yaptığı tam olarak buydu. İşte iman etmek budur.

3. Uygulyarak

“Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz. Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer. Kendini görür, sonra gider ve nasıl bir kişi olduğunu hemen unutur. Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakıp ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan kişi, yaptıklarıyla mutlu olacaktır”.
Yakup 1:22–25

Tanrı’nın sözlerini yalnızca okumak değil, yaşamımıza uygulamak da gerekir. Bu yüzden bu programda sadece dersleri okumuyoruz; okuduklarımızı hayata geçirmeyi öğreniyoruz.

Günlük hayatımızda edinebileceğimiz en iyi alışkanlıklardan biri, Tanrı’nın Sözünü her gün okumaktır. Tanrı’ya yüreğimizi açmamız ve sözlerinin içimize işlemesine izin vermemiz önemlidir.

Tanrı’nın sözü bizim için anne sütü gibidir:
Bizi besler, büyütür ve güçlendirir.

Tanrı’nın sözünü anlayarak, inanarak ve uygulayarak yüreğimize alırız. Böylece Tanrı’nın sözleri yüreğimize tohum gibi ekilir, büyür ve meyve verir. Tanrı’nın Ruhu aracılığıyla hayatımıza sevgi, sevinç ve esenlik getirir.

3. Dua etmek

Büyümemiz ve olgunlaşmamız, Tanrı’nın bizi değiştirmesine bağlıdır. Biz yalnızca O’nun gücü ve kudretiyle büyüyebilir ve değişebiliriz. Başarısız olduğumuzda bunun nedeni genellikle Tanrı’nın gücüne değil, kendi gücümüze güvenmemizdir.

Dua ederek O’nun gücünün hayatımıza girmesine izin veririz. Dua etmek, Tanrı’nın bizi değiştirmesine alan açmaktır. Bu yüzden hayatımızda edinmemiz gereken alışkanlık dua etmektir.

Tanrı’yla olan ilişkimizde hem Tanrı’nın sözünü okumak hem de dua etmek çok önemlidir. Tanrı’nın sözünü okuduğumuzda O bizimle konuşur; dua ettiğimizde ise biz Tanrı’yla konuşuruz. Tanrı’nın sözünü okuyarak vaatlerini öğreniriz, dua ettiğimizde ise bu vaatlerin hayatımızda gerçekleşmesini dileriz.

Nasıl dua etmeliyiz?

“Ama siz dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Babanız’a dua edin. Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir”.
Matta 6:6

1. Tanrı ile baş başa

Tanrı’yla baş başa kalmak için bilinçli olarak zaman ayırın. Dikkatinizi dağıtan şeyleri mümkün olduğunca bir kenara bırakın. Dua ettiğinizde Tanrı’yla baş başa kalırsınız. O size sandığınızdan çok daha yakındır ve söylediğiniz her sözü duyar.

2. Babamız’ın sevgisine odaklanın

Tanrı, gökteki Babamızdır. Size karşı sevgi doludur ve yüreğinizdekileri O’nunla paylaşmanızı ister. Kendinizi zayıf ya da günahkâr hissetseniz bile, duada dikkatinizi O’nun sevgisine yöneltin.

3. Tanrı’nın sizi ödüllendirmesini bekleyin

Tanrı dualarımıza cevap vermek ister. O, ihtiyaçlarımızı karşılamak isteyen sevgi dolu Babamızdır. Biz O’ndan isteriz, O da vermekten sevinç duyar.

Dualarımıza nasıl cevap alırız?

1. Tanrı’nın Sözü’ne göre dua edin

“Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir”. Yuhanna 15:7

Küçük bir çocuğun anne babasını dinleyerek konuşmayı öğrenmesi gibi, biz de Tanrı’nın sözünü dinleyerek O’nunla nasıl konuşacağımızı öğreniriz. Bir çocuk önce kelimeleri duyar, onları içselleştirir ve zamanla konuşmaya başlar.

Aynı şekilde, Tanrı’nın Sözü yüreğimize yerleştikçe, dualarımız da O’nun isteğine göre şekillenir. İşte bu nedenle Tanrı’nın Sözü önce içimizde kök salmalıdır; ancak o zaman Tanrı’nın isteğine uygun dua etmeye başlarız.

2. İmanla dua edin

“Tanrı’nın önünde güvenimiz şu ki, O’nun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir…”.
1. Yuhanna 5:14–15

Tanrı’nın sözüne dayanarak dua etmeyi öğrendiğimizde, Tanrı’nın bizi işittiğinden ve cevap vereceğinden emin oluruz.

3. Azimle dua edin

“Çünkü Tanrı’nın isteğine göre ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır”.
İbraniler 10:36

Bazen dualarımıza cevap almak için sabırla ve ısrarla dua etmeye devam etmemiz gerekir. Güvenle olduğu kadar azimle de dua etmeliyiz.

Vazgeçmek istediğimiz anlar olabilir; Tanrı’nın neden cevap vermediğini sorgulayabiliriz. Ancak Tanrı bizden dua etmekten vazgeçmememizi ister.

4. Alçakgönüllülükle dua edin

“Dilediğiniz zamanda dileğinize kavuşamıyorsunuz. Çünkü kötü amaçlı, tutkularınız uğruna kullanmak için diliyorsunuz”.
Yakup 4:3

Dua, Tanrı’dan yüreğimizi sınamasını istemek için bir fırsattır. Tanrı’dan günahlarımızı ve yanlış güdülerimizi bize göstermesini isteyebiliriz.

Bazen dualarımıza cevap alamamamızın nedeni, Tanrı’nın yüreğimizi şekillendirmek istemesidir.

Ne zaman dua etmeliyiz?

“Sürekli dua edin”. (1. Selanikliler 5:17)

Her gün Tanrı’nın sözünü okumak ve dua etmek için özel bir zaman ayırmak faydalıdır. Örneğin günde 10–15 dakika ayırabilirsiniz. Önemli olan, bu zamanı düzenli ve kalıcı bir alışkanlık hâline getirmektir.

Ancak dua etmeyi sadece bu zamanla sınırlamayın. Gün boyunca Tanrı’ya yönelebilir, O’nunla konuşabilir ve O’na yakın yaşayabilirsiniz.

Tanrı, Kutsal Ruhu aracılığıyla yüreklerimizde yaşar; bu nedenle her an dua edebilir ve gün boyu süren bir ilişki içinde olabiliriz.

Bu adımda sizi yeni alışkanlıklar geliştirmeye davet ediyoruz. Hayatımız boyunca bize iyi gelmeyen pek çok alışkanlık edindik. Bu kötü alışkanlıklardan kurtulmanın en etkili yolu, onların yerine iyi ve yaşam veren alışkanlıklar koymaktır.

Dua edin

Tanrım, hayatımı sana adadım.

Sana ihtiyacım var, bunu kabul ediyorum. Senin gücün olmadan hayatımı yönetemem. Gücünü hissetmeme izin ver.

Senin istediğin gibi dua etmeyi bana öğret.

Beni ne kadar sevdiğini göster.

Dualarıma cevap vereceğine inanmam için içimi güvenle doldur. Sonuç elde edemediğim zamanlarda da devam edebilmem için bana güç ver.

Yazın

1. Ruhsal motivasyonumun azaldığını fark ettiğimde bunu yeniden kazanmak için neler yapabilirim?

2. Eski alışkanlıkların geri gelmesini engellemek için hangi yeni ve sağlıklı alışkanlıkları sürdürmeliyim?

3. Bugün düşüncelerim ve davranışlarım Tanrı’nın ışığında sınandığında neler ortaya çıkar?

4. Kutsal Kitab’ı okumak için her gün ne kadar zaman ayırmak istersiniz?

5. Dua etmekte zorlanıyor musun?